"Güç koşullardaki çocuklar" ya da "risk
altındaki çocuklar" kimlerdir?
Özellikle son yıllar içerisinde gelişmekte olan ülkelerde daha yoğun
olmak üzere güç koşullar altındaki çocuklar ya da risk altındaki
çocuklar tanımlamasına uyan çocukların sayısı artmaktadır.
Bu çocukların risk altında olarak değerlendirilmelerinde birinci etken,
çocukluk dönemlerinde yaşlarına uygun olmayan, tehlike ve riskleri
içeren bir yaşam içerisinde olmalarıdır. Gelişimin temel kurallarından
olan her çocuk yaşının gerektirdiği yaşamı yaşamalıdır ilkesinin bu
kategoride yer alan çocuklarda gerçekleşmediği görülmektedir. Oyun
çağındaki çocuğun oyun oynaması, okul çağındaki çocuğun okula gitmesi
gerekirken bu çocukların yaşamlarını başka şekilde tehlikeli ve
gelişimlerini engelleyen boyutlarda sürdürdükleri görülmektedir.
Risk altındaki çocuklar dediğimizde de en sık karşımıza çıkan 4 grup
olduğu görülmektedir. Bunlar: Sokak çocukları, suça itilen çocuklar,
çalışan çocuklar ve istismara maruz kalan çocuklar. Aslında bu grubun
içine son yıllarda sayıları sürekli artan mülteci çocukları da dahil
etmek, onları da bu kategoride değerlendirmek gerekmektedir.
Bu grupları değerlendirdiğimizde ilk dikkati çeken olgu grupların
birbirinden bağımsız olmadığı tam tersine iç içe geçmiş olmalarıdır.
Gerçekten de sokak çocuklarının önemli bir kısmının suça itilen çocuklar
grubuna da girdiği izlenmektedir. Sokakta yaşamanın doğal uzantısında
suç işleme ve sürekli çetelerde yer alarak suçlu olma kavramı
yaşanmaktadır. Yani bu çocukları ayıran bir sınır yoktur. Çocuk dayak
yemiş ve şiddet görmüşse - istismara maruz kalmışsa - sokağa kaçıyor.
Sokakta suçla tanışıyor. Daha doğrusu çeteler halinde yaşayan çocukların
arasına karışmak zorunda. Tek başına yaşaması mümkün değil. Bu durumda
suça karışması kaçınılmaz.
Sayısal olarak bakıldığında asıl büyüyen tehlikenin sokakta yaşayan
çocuklar olmadığını ama sokakta çalışan çocuklar olduğunu görüyoruz. Tüm
yaşayan çocukların sayısı birkaç bin olarak tahmin edilirken çalışan
çocukların sayısı milyona doğru ilerliyor. Öylesine büyük farklar var.
Peki neden tehlikeli derseniz bir dolu şeyi saymak mümkün.
Neler mi? İlk olarak yukarıda da belirttiğimiz her çocuk yaşının
gerektirdiği yaşamı yaşamalıdı prensibini hatırlatalım. Bu prensipte
okulda ya da oyunda veya evinde anne-babasının dizinin dibinde olması
gereken çocuk sokakta, caddede, atölyede ve geç saatlerde her türlü
tehlikenin sessizce insanı buluverdiği ortalıkta. Çocuğun çocukluğunu
yaşayamaması ilk büyük tehlike. İkincisi; evden kopması ve kötü
alışkanlıklara doğru hızla yönlenmesi. Özellikle son yıllarda çığ gibi
büyüyen uyuşturucu satışı, kullanımı düşünüldüğünde bunun ne kadar büyük
bir tehlike olduğu apaçık ortada. Aileden kopma, sokaklarda yaşamayı
alışkanlık haline getirme, suça yönelme ve görüldüğü gibi zincir uzayıp
gidiyor. Bu yüzden sokakta çalışan çocuklar büyük bir problem. Aileler
eve gelen paradan dolayı çocuklarını gizliden çalıştırmaktan kötü
alışkanlıklara göz yummaya kadar çok çeşitli şekillerde buna destek
verdiklerinden soruna çözüm bulabilmek ailelere rağmen yapılabilecek bir
duruma dönüşüyor.
|