FAALİYETLERİMİZ                                       Kompozisyon Yarışması Katılımcı



İNCİ TANELERİMİZ

Duygu Kanver, 50.Yıl Cumhuriyet Feridun Tümer İlköğretim Okulu / 8-D Kadıköy



Esmeri, sarışını, kızı, erkeği, minicik elleri, tertemiz yürekleriyle hayat denilen bu savaş alanına çok erken atılmak zorunda kalan sevimli çocuklardan bahsediyoruz. Halleri içler acısı onların.

Çünkü onlar küçücük yaşlarında çalışmaya, evlerine para getirmeye uğraşıyorlar. Çünkü onlar çiçek satarak, araçların camlarını silerek, mendil satarak ailelerini geçindirmeye çalışıyorlar. Ve en önemlisi de onlar bütün gün sokakta didindikleri halde eve gidince kutlanmak yerine '' Niye dünkünden daha az para getirdin?'' gibi sözleri işiterek azarlanıyor ve maalesef dayak yiyorlar. Annelerimiz babalarımız bizler için ellerinden geleni yapıyor, bizleri en iyi şekilde yetiştirebilmek için çalışıp çabalıyorlar değil mi? Ama sokakta çalıştırılan minik çocuklarımızın cephesinde işler farklı. Onların anne babaları çocuklarını kendi menfaatleri için kullanıyorlar. ''insanlar küçük çocuğa acıyıp sattığı şeyi hemen alırlar'' düşüncesiyle küçücük yavrularını sokağa salıveriyorlar. Hem de dışarıdaki hayatın acımasızlığını, kötülüğünü hiç umursamadan...

Halbuki bu minik insanların da duyguları var ve onlar çok inciniyorlar hayatları boyunca... Nasıl da imrenerek bakıyorlar neşeyle bisikletlerine binen ya da rengarenk giysilerinin içinde annelerinin ellerini tutarak mutlu mutlu bir şeyler anlatan yaşıtlarına. Sarhoşlar, tinerciler ya da sırf manzaralarını bozdukları gerekçesiyle zengin insanlar tarafından itilip kakılırken ya da az para getirdikleri için babalarından dayak yerken ne hissettiklerini düşünen bir kez. Minik yüreklerinin nasıl burkulduğunu...

Onlar da isterlerdi sokakta bir şeyler satmak, araba camı silmek yerine okumayı, oyun oynamayı, evde oturup çizgi filmleri kanal kanal gezinerek izlemeyi; kısacası çocukluklarını yaşamayı ama yapamıyorlar işte... Onların hayallerini sıcacık evler, ilgili anne babalar, düzenli ve mutlu bir yaşam süslüyor ancak bunlar sadece hayal en az biz okuyan, gülen, ilgi gören, sevilen evlatlar kadar değerli inci taneleri için...

Bu inci tanelerinin kabuklarını kırıp onları ortaya çıkarabilmek için devletimizin yardım elini uzatması gerekiyor. Onları topluma kazandırabilmek için devletimiz kol kanat germeli, modern ve imkanları çok olan bakım evleri açmalı, güzel okullarda okutmalı ve sosyal etkinliklerle onlara eski hayatlarını unutturmayı hedeflemelidir.

Dileriz tüm inci tanelerimiz ortaya çıkar. Düşünün bir kez bu ülke nasıl da zenginleşir ve geleceğe umutla bakar o zaman...