ERKEN HAYAT
Serap Bozkurt, Handan Ziya Öniş İlköğretim Okulu / 8-C Şişli
İnsanoğlunun doğumla başlayan hayatı çocukluk, yetişkinlik, ihtiyarlık
dönemlerinden sonra ölümle son bulur. Tabi ki bu dönemler arasında
insanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için birtakım etkenler
gerekmektedir. Her insan doğarak hayata gözlerini açar. Hiçbir zaman
bilmezler hayatın nasıl olduğunu, onları neler beklediğini, nelerle
karşılaşacaklarını. Kimisi çok şanslı doğar. Hayata gözlerini anne,
babası ve onu heyecanla bekleyenlerin bakışları altında açar. Kimisi ise
hayata acı çığlıklarla merhaba demiştir. Sadece acı çığlıklarla. Belki
de aralarında pek yaş farkı olmayan birkaç kardeşten bir tanesidir.
Eğitim düzeyi düşük ya da hiç olmayan, bir ekmeği büyük zorluklarla
bulan, kimi zaman aç kalarak, kimi zaman komşusunun getirdiği bir tas
çorbayı paylaşarak yarına uyananlar arasında olması, geleceğini,
doğarken belli etmiştir. O çalışacaktır. 5-6 yaşına geldiğinde artık onu
ya elinde boya sandığı ya otobüs duraklarında ya da bir arabanın camını
silerken görebilirsiniz. O ufak elleriyle daha paranın anlamını bilmeden
parayı elinde sımsıkı tutması... O belki daha ne yaptığını bile
bilmemektedir. Ailede geçim sıkıntıları sebebi ile, baskıya belki de
anne-baba ayrılıklarından meydana gelen kötü bir aile yapısına sahip
olması sebebiyle o küçük omuzlarında aileyi geçindirmek gibi ağır bir
yük yüklenmiştir. Birkaç yaş büyüyüp hayatı anlamaya başladıktan sonra o
çocuğun içinde fırtınalar kopmaya başlar. Farklı yaşam şartlarını süren
yaşıtlarını görür, imrenir, hatta kıskanır. Onun, neden kaldırımda
amcanın ayakkabısını boyarken, parktaki çocuğun kullandığı bisikleti
kullanmadığını düşünür. Ama mecburdur. Ya eve para götürmezse dayak
yiyecektir ya da kardeşleri, kendisi, bugün aç kalarak yatacaktır.
Kimileri okul çağında olması gerekirken okulun kapısından geçmemiş hatta
kalem bile tutmayı bilmemektedir. Kimileri okula gider ama okul
haricinde de çalışır.
Çalışan çocukların birtakım kuruluşlar, kişiler ve devlet tarafından
himaye altına alınması gerekir. Kim bilir içlerinde hangi yetenekleri
barındırıyorlardır. Kimisi belki bir bilim adamı, kimisi bir
cumhurbaşkanı. Gülen gözlerindeki pırıltıyı daha çocukken yitirmemeleri
için herkes elinden geldiğince, imkanlar elverdikçe yardım eli
uzatmalıdır. Unutmayalım, bir söz vardır: ''ağaç yaş iken eğilir''
|