Hepimiz karşılaşmaz mıyız sanki ''Ne olur bir
tane alın'' diye yalvaran satıcı çocuklarla. Onları terslerken hiç
düşündük mü ki neden okumak, hayatlarını doya doya yaşamak yerine
çalışmak zorunda olduklarını.
Her gün karşılaşıyoruz onlarla. Elbiseleri
yırtık, üstü başı pislik içinde gelip: ''Abla biraz para versene''
diyorlar ya da kırmızı ışıkta duran arabaların önüne atlayıp araba
camlarını silmeye çalışıyorlar. Kimden mi bahsediyoruz? Tabi ki
sokaktaki çocuklardan.
Ufacık boylarıyla boylarından büyük işlere
kalkışıyorlar. Evlerine ekmek götürmek veya az da olsa katkı
sağlamak için ter döküyorlar. Biz sıcacık yatağımızda rahatça
uyurken, onlar çalışmaya devam ediyorlar. Onlara da yazık değil mi?
O minik yavrular kışın o soğuk, yağışlı, rüzgarlı günlerinde
üşümeyecekler mi? Bunları hiç düşünmüyoruz. Halbuki onlara yardım
etsek ne kadar da sevinecekler.
Eminim ki birçoğumuz onları terslemiş ve onlardan
kaçmışızdır. Hatta bazıları onları küçük görüyor. Halbuki onlarda
birer insan ve geçimlerini sağlamak, ailelerine katkı da bulunmak,
belki de okul masraflarını karşılamak için çalışıyorlar. Hiçbirisi
isteye isteye bu eziyete katlanmıyor. Hepsinin kendine göre farklı
sebepleri var. Belki çalışmak için ailesi veya başka birisi
tarafından zorlanıyorlardır. Kimbilir belki de başka hangi
sebeplerden dolayı çalışıyorlar?
Onlar da toplumumuzun birer üyesi. Kimbilir bir
yardım eli uzansa, neler neler yapabilecekler? Belki de geleceğin
başbakanı, cumhurbaşkanı olacaklar. Ancak onlar bu şekilde yardıma
muhtaç kalmaya devam ederlerse bunların hepsi yalnızca düşlerimizde,
sözlerimizde kalır ve hiçbir zaman gerçekle buluşmaz.
Sokaktaki çocuğun çilesi bitmez; birçoğu
evsiz-barksız, yersiz-yurtsuz, yatacak yerleri bile yok. Kimisi
parktaki banklara kimisi ise karanlık bir sokağın kuytu bir
köşesinde kıvrılıp yatıyor. Üşürlerse üstlerine yalnızca birkaç
parça gazete parçası örtebiliyorlar. O da ne kadar ısıtırsa.
Bazı kişiler mevsim değişikliklerine aşırı
duyarlıdırlar, çabuk hasta olurlar. Baş ağrısı, allerjik
şikayetler... Hepsi önemlidir. Hafiften üşümenin ürpertisi...
Değişen giysiler... Oysa yaz-kış aynı şeyleri giyen, aynı park
kuytuluğunu arayan, kalacak ve yatacak yeri olmayan çocukların
durumu daha da zordur. Kimi sağda solda iş arayıp, çalışmak ister.
Kimi iyice avare olur ve soğuk günlerde sırf ısınacak bir yeri olsun
diye ne yazık ki suç bile işler.
Ama biz hiç bunları düşünüp, onlara elimizi
uzatmıyoruz. En azından bir çoğumuz bunu yapmıyoruz. Ancak her
insanın bu konuda düşünüp, onları hor görmemesi, onlara yardım
etmesi, destek olması gerekir. Zaten onlar hakkında bu şekilde ince
düşünen insanlar mutlaka onlarla ilişkiye girip, elinden gelen
yardımı yapacaktır. Böyle davranmayanlar insana değer vermeyen,
insanlar arasında ayırım yapan kişilerdir.
Aslında asıl önemli olan, sokağa dökülmelerini
engellemek. Yuvalarından kaçmamalarını, parklara, köprü altlarına
yönelmemelerini sağlamak. Kocaman karanlıklarda küçücük yürekleri
korkuyla çarpar ve zaman gelir, başkaları için korku kaynağı
olurlar.
Bütün bu nedenlerden dolayı yalnızca insanların
onlara yardım edip sahip çıkması, destek olması yeterli
gelmeyebilir. Devlet de bu konu da bazı çalışmalar yapmalı, onları
toplumumuza kazandırmalıdır.
Örneğin; barınacak bir yer ayarlamak yani onlara
yardım etmek amacıyla çeşitli kuruluşlar kurabilir. Böylece kalacak
yeri olmayanlar, barınacak sıcak bir ortama kavuşurlar. Bunun
dışında devlet onlara ücretsiz eğitim sağlayarak onları topluma
yararlı insanlar olarak yetiştirebilir. Ayrıca bu konu hakkında
çeşitli toplantılar, konuşmalar, konferanslar düzenleyerek, halkı
bilinçlendirip yardıma teşvik edebilir.
Bizler de bu kuruluşlara elimizden geldiğince
katkıda bulunmalıyız. Eğer bu kuruluşlara katkıda bulunursak,
sokaktaki çocuklar bir nebze daha rahatlayacak, böylelikle mutlu
olup yüzleri gülecektir.
Sonuçta her insanın değerini bilmemiz gerektiği
gibi, gecesini gündüzüne katarak çalışmak zorunda olan çocukların da
değerini bilmeli, onlara elimizden geldiğince destek olmalıyız.
Onlara sevgi ile yaklaşmalı ve onların bu ülkenin çocukları
olduklarını unutmamalıyız.